17 Kasım 2014 Pazartesi

Dayak yemek hoşuna mı gidiyor arkadaş?

Volkan baba küfür edildi diye maçı terkediyor kankası emre ile beraber. Arabaya biniyorlar haliyle basın orada, adamlar bir türlü hareket edemiyor çünkü basın yolu kapatmış. Güvenlik görevlileri yolu açmaya çalışıyor vs. Bu noktada şunu söylemek istiyorum; Birader resim çektin, görüntü aldın bi siktir git dimi. Ama yok, arabanın önüne atlamalar, sürekli çekmeler. Neyse asıl civcivli -ki benimde değinmek istediğim- kısım bundan sonra başlıyor. Özel güvenlik elemanları basına saldırıyor, itiyor, vuruyor, dövüyor...
Şimdi;
Bu arkadaşlar polis değil, jandarma değil, mit hiç değil. Kısacası kolluk kuvveti değil. Bu adamlar senin korkundan yada karşılık vermemenden güç alıyorlar. Adam orda meslektaşını dövüyor, sen görüntü alıyorsun, fotoğraf çekiyorsun. Basın mensubu sayısı onların en az 3 katı. Bırak a.q. kameranı yan tarafa, dal heriflere, sok mikrofonu götüne. Sen bunu yapmadıkça bu adamlar seni dövmeye devam edecek.
Durum her yerde aynı;
Geçen hafta köylüleri döve döve zeytin ağaçlarını kestiler. Yine özel güvenlik görevlisi ibneler yaptı. Be heyy köylü kardeşim; zaten davanda sonuna kadar haklısın, neden bütün köy dalmıyonuz bu ibnelere, komşu köylerdende akrabaları yardıma çağır, dövdürme arkadaşım kendini. Sen böyle saf temiz oldukça daha çok döverler seni. Maalesef ideal bir dünyada yaşamıyoruz, bazen anarşi hak arama yöntemi olarak kullanılabiliyor, bazen sadece kendini ezdirmemek adına bile anarşiye başvurabilirsin, yapma gözünü seveyim. Bir daha söylüyorum; Bu arkadaşlar polis değil, jandarma değil, mit hiç değil. Kısacası kolluk kuvveti değil, bu arkadaşlar sokakta gördüğün herhangi biri. Kanunen senden bir üstünlüğü yok, ağzını burnunu kırabilirsin.
İsmet İnönü 'nün sözünü hatırla: "Bir memlekette, namuslular, namussuzlar kadar cesur olmadıkça, o memlekette kurtuluş yoktur."
Haydi kal sağlıcakla.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder